Türkiye'nin Efsane Yolculuğu
3 Gece İstanbul | 3 Gece Kapadokya | 1 Gece Gaziantep | 1 Gece Şanlıurfa | 1 Gece Diyarbakır | 3 Gece Mardin | 1 Gece Van | 1 Gece Kars
Gaziantep antik tarihi Türkiye'nin en canlı mutfak kültürlerinden biriyle harmanlayarak, Roma mozaikleri, bakırcı dükkanları ve antep fıstıklı tatlıları eski şehrin kıvrımlı sokaklarında buluşturuyor.
Güneydoğu Türkiye'nin en büyük şehri, kısmen Osmanlı ticaret merkezi kısmen antik Helenistik yerleşim yeri olan ve tamamen mutfağıyla tanımlanan kendine özgü bir enerjiyle atıyor. Gaziantep ziyaretçilerini mutfak gelenekleri ve arkeolojisi için çekiyor, ancak onlarla binlerce yıldır kesintisiz yerleşim gören bir şehrin dokusuyla kalıyor.
Tarihi çekirdek, yüzyıllarca tüccarları ve zanaatkârları izlemiş 13. yüzyıldan kalma taş bir kalenin çevresinde yoğunlaşır. Kalenin duvarlarının altında, dar sokaklar kaplı bir çarşıya doğru uzanır; burada bakır kaplar kapılarda asılı durur ve küçük atölyelerden metal işçiliğinin sesi yankılanır. Gaziantep ustaları yüzyıllardır burada bakırı dövüp oyarak, yerel mutfakta kullanılan ve hatıra olarak eve götürülen karakteristik kaplar ve tepsiler üretmektedir. Eski mahalle, keşfetmeyi ödüllendiren bir ölçek ve samimiyeti korur — bir köşeyi döndüğünüzde sessiz bir avlu, tavla oynayan yaşlı adamların bulunduğu bir çayhane ya da krem rengi antep fıstığıyla kaplanmış elde yuvarlanmış lokum teşhirleriyle karşılaşırsınız.
Zeugma Mozaik Müzesi, dünyanın en önemli Roma mozaik zeminleri koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapmaktadır; birçoğu Fırat'ın yukarısındaki antik Zeugma kentinden kurtarılmıştır. Freskli odalarda mitolojik sahneler — arabasında Poseidon, kişileştirilmiş mevsimler — iki bin yıl boyunca korunan renkleriyle tasvir edilmektedir. Günümüzde kısmen sular altında kalan ve bir Makedon generali tarafından kurulan Zeugma, daha sonra Roma kolonisi olmuş; günümüze ulaşan kalıntılarında Yunan ve Roma kültürünün birleşimi görülmektedir. Müzenin ölçeği etkileyicidir: Mozaik taşlarla kaplı odalar bir bütün şehir bloğunu kaplamakta, ziyaretçileri bir zamanlar büyük özel villaların altında yatan zeminlerin arasına taşımaktadır.
Gaziantep mutfağı Türkiye'nin başka hiçbir yerine benzemez. Bölge, ülkenin en kaliteli antep fıstığını üretir — kahvaltılık hamur işlerinden akşam kebaplarına kadar her yerde karşımıza çıkan küçük, yoğun lezzetli bir kuruyemiştir. Buradaki baklava, diğer yerlerde kullanılan ceviz yerine Gaziantep antep fıstığıyla yapılır ve böylece daha rafine, daha tatlı bir karakter kazanır. Şehrin ızgara et yemekleri — lahmacun adı verilen içi doldurulmuş yassı ekmekler ve kaburga adı verilen kuzu ve antep fıstıklı pilav dahil — çevredeki bozkır ve bir zamanlar buradan geçen antik ticaret yollarının şekillendirdiği bir mutfak geleneğini yansıtır. Yemekler burada yavaş yavaş, uzun sofralarda paylaşılarak ve hafif mayalı üzüm içeceği olan şıra eşliğinde tüketilir.
3 Gece İstanbul | 3 Gece Kapadokya | 1 Gece Gaziantep | 1 Gece Şanlıurfa | 1 Gece Diyarbakır | 3 Gece Mardin | 1 Gece Van | 1 Gece Kars