Türkiye'nin Efsane Yolculuğu
3 Gece İstanbul | 3 Gece Kapadokya | 1 Gece Gaziantep | 1 Gece Şanlıurfa | 1 Gece Diyarbakır | 3 Gece Mardin | 1 Gece Van | 1 Gece Kars
Konstantinopolis'un bir zamanlar araba yarışları için tezahürat yaptığı yerde, antik anıtlar bugün İstanbul'un tarihi yarımadasının kalbinde, güneşin ısıttığı bir meydanda dikiliyor.
Sultanahmet Meydanı'nın kalbinde, Bizans imparatorlarının bir zamanlar elli bin seyircinin uğultusunu dinlediği antik hipodrom, artık geniş taş döşeli bir meydan. Taş dikitler, bir zamanlar atların dörtnala koştuğu yerde duruyor ve çınar ağaçları, banklarda dinlenen ziyaretçilere gölge sağlıyor. Şehir onun çevresinde akıp gidiyor — tramvaylar mavi camiye doğru takırdıyor, simit satıcılarının kokusu yakındaki çarşıdan yana süzülüyor — ama hipodrom Roma sessizliğini koruyor.
Üç farklı dönemden kalma antik anıt, Hipodrom'un genişliğinin ortasında bir hat boyunca hâlâ ayakta durmaktadır. Mısır Dikilitaşı en eskisidir — Thutmos III döneminde oyulmuş tek parça kırmızı granitten yapılmış, burada onuncu yüzyılda dikilmiş ve hâlâ Yukarı Mısır'dan taşınmasını belgeleyen hiyeroglifleri taşımaktadır. Yakınlarda, bir zamanlar Delphi'de altın bir yılan ve kâseleri taşıyan burulmuş bronz bir sütun, orijinal halinden epey kısa durmaktadır, üst bölümleri zamana yenik düşmüştür. Dördüncü yüzyıldan kalma kare kaideli bir dikilitaş en uçta durmaktadır, yüzeyi neredeyse pürüzsüz hale gelmiştir.
Bu pistin kendisi — her iki ucunda dönüş direkleri bulunan uzun bir dikdörtgen — Roma imparatorları tarafından tasarlanmış ve şehri yeniden kuran Konstantin döneminde genişletilmiştir. Yüzyıllar boyunca Konstantinopolis'in sivil merkezi olmuş, imparatorlar halka seslenmiş, fraksiyonlar rekabetlerini sergilemiş ve şehir birlikte sevinmiş ya da yas tutmuştur. Osmanlı egemenliği döneminde Hipodrom sessizleşmiş, taşları başka yapı projeleri için kullanılmıştır. Günümüzde kalan, orijinal yapının yalnızca bir bölümüdür; ancak açık alanın kendisi, bir zamanlar ziyaretçi büyükelçileri hayranlıkla karşılayan ölçeğin bir kısmını hissettirmektedir.
Ziyaretçiler güneybatıdan girerler; burada, girişin iki yanında eski cami ve Alman Çeşmesi karşı karşıyadır. Güneşli bir öğleden sonra kaldırım taşları ayaklarının altında sıcak olur. Modern meydanın üzerinde zihninizde orijinal pistin hatlarını takip edebilir, ayağınızın altındaki kumun bir zamanlar atlar ve araba tekerlekleri tarafından parçalandığını hatırlayabilirsiniz. Hipodrom, Bazilika Sarnıcı, Sultanahmet Camii ve Kapalıçarşı'nın girişine yürüme mesafesinde yer aldığından, tarihi yarımadadaki diğer turistik noktalar arasında doğal bir durak yeri oluşturur.
3 Gece İstanbul | 3 Gece Kapadokya | 1 Gece Gaziantep | 1 Gece Şanlıurfa | 1 Gece Diyarbakır | 3 Gece Mardin | 1 Gece Van | 1 Gece Kars